Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
Siirt’te arazi kavgası kanlı bitti: 2 ölü, 1 yaralı
Siirt’te arazi kavgası kanlı bitti: 2 ölü, 1 yaralı
Fındık işçileri yemekten zehirlendi
Fındık işçileri yemekten zehirlendi
'Lübnan'daki patlamada iki vatandaşımız hafif şekilde yaralandı'
'Lübnan'daki patlamada iki vatandaşımız hafif şekilde yaralandı'
Malatya'da 4,8 büyüklüğünde deprem!
Malatya'da 4,8 büyüklüğünde deprem!
3 yaşındaki Sidar maganda kurşunuyla hayatını kaybetti
3 yaşındaki Sidar maganda kurşunuyla hayatını kaybetti

Saffet Kuramaz

Sanal Yaşama Özenmemeli
11 Temmuz 2020 Cumartesi

İnsanlar hiç görüşmeseler, sanaldan yazıp dedikodu yapsalar, hatta zikir yapsalar… Bir kafede, evde kahve, çay içmeseler… Canları savaşmak istiyorsa, bir oyunun içinde bunu yapsalar, hani ölen nasılsa gerçek değil deseler… Sanaldan para kazansalar, çalışsalar, yemek siparişlerini buradan yapsalar, kapıları önünde paketi getireni görmeden alıp yiyip içseler… Pencereden güneş, yıldız, bulut, yağmur ve ay görünse, yalnızca rüzgar esse… Deprem olup sarsılsa, evi yıkılmadığı için nasılsa bana bir şey olmadı, dışarıda ne olup bitti bana ne dese… Akrabayı, geçmişini, iyi kötü olaylardan haberi olmasa… Neymiş ünvan, neymiş lider olmak, neymiş itiş kakış, neymiş zenginlik uğruna yapılan kötülükler dese…İnsanlardan kopabilir mi, mutlu olabilir mi, böyle yaşayarak kendini özgür hissedebilir mi? Anne veya baba olmak istemez mi? Aşka hayır diyebilir mi? Hücrede insan farkındalık mı hisseder  ki?

 

Bugün ki dünyada, insan mecbur olmadıkça dostluğa, ilişkiye, belirsiz geleceğe mana veremiyor. İnsan bir şekilde kazanıyor ve kazandığını harcıyor, tükettikçe tükeniyor. İsraf ediyor umursamıyor. Aşklar bayat, Leyla ve Mecnunlar anlamını yitirmiş, evlilik manasız geliyor. Haydi evlenelim diyenlerse, ben kazanıyor, ben harcıyorum, ben sen diyerek ortak amaçla yaşamak yerine, ayrışıyorlar. Çocukları anne ve babadan kopuyorlar. Ne anne ne baba ve ne de çocukları sevginin olduğu bir geleceği kucaklayabiliyorlar. İnsanlar, paylaşıyorlar belki ama insan gibi değil… Bu değerler sanala sahip çıkan ve içine kapanan insan sayısını artırıyor, maalesef! Yarar görmedim zararda görmeyim diye teselli buluyorlar.

 

Maneviyat bile, bozulmuş yemek gibi… İnsanlar okumuyor, okuyan ise yanlışı anlatarak ve yönlendirerek insanların kırık mutluluğunu ellerinden alıyorlar. İnsanlar da papağan gibi, çarpılmış gibi ezberin içinde tarumar oluyorlar. İnsanın kalbine huzur mayası veren din de böylece yaşanamaz hale geldi. İnsanı Allah korkusu ile, kalbinde sevgi mayalayan dinde böylece fayda vermiyor insan olmaya. 

 

Sanal asla tavsiye edilecek bir yaşama alanı değil. İnsanlar en doğru yaşamı bulmak için mücadele etmeli… Atalarımız, Kurtuluş Savaşı ile verdikleri bu güzide vatanda, bizde insanı insan yapan değerler için savaşıp, onları yaşanılır kılıp, geleceğe insanlık mirasını bırakmanın gayesini gütmeliyiz. Devletler artık sanal dünyanın erleri ile bir vatanı istila ediyor, insanları içine kapatıyor. Bu oyunlara son verecek mücadelenin, atalarımızın yaptığı savaşlardan farkı yok. Sanal dünyanın hakimiyetini çocukların elinden almak lazım. Ben çocuğuma 15 yaşında telefon aldım, bende ki telefonu eline verip oyun oyna demedim. Çok gezdik, gezdiğimiz yerlerde güzide tarihimiz ve yaşananları rehberden öğrendik. Oyunsa, yüzmeye gitti, basketbol oynadı, bisiklete bindi, koştu, her şey doğanın içinde en doğrusuydu. Topunu eline alıyor basket oynayacağım diyor, kimse olmazsa da tek başına. Telefonda oyun oynasa ona köle olmuyor ve zamanla sınırlıyor, nefsine hakim oluyor.

 

Sanal dünya maalesef çocukluktan başlıyor. Medya aletleri ile oyun oynadığı zaman çocuğumuz çok mutlu oluyoruz, hatta ne kadar akıllı, oyunu hemen kavradı ve oynuyor diye de seviniyoruz. O oyun oynarken bizde serbest kalıyoruz ya, demeyin keyfimize… Eğer çocuğumuz varsa, onunla çocuk olup doğal oyunlarla onun meşgul olmasını sabırla yapmalıyız. Eğer ona gereken zamanı ayırmazsak, o gelecekte sanal dünya müptelası olacaktır. Her çözümü onun içinde arayacaktır. Mavi Balina gibi oyunlarla, belki de kendini öldürecektir. 

 

Sonuç olarak sanal dünyada yaşayan insan, adam gibi adam olmaz. Nefes alır ama olsa olsa robot olur. Onlardan gelecek acımasızlığı, bir caminin içinde ki cemaatın vahşi katliamlarını, neden olduğunu anlayamadığımız dramları asla anlayamayız. Çocukları sanal dünyadan uzak, en doğal ortamlarda büyütmek dileğiyle. 

 

Saffet Kuramaz

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Süleyman Göksu
Süleyman Göksu
Kurbanın bazı hikmetleri
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
KADINLARIMIZ (190. Bölüm)
Erdal Handemir
Erdal Handemir
MEKTEP AÇILIYOR
Prof. Dr. Meryem Uysal
Prof. Dr. Meryem Uysal
Prof. Dr. Ahmet GÜNCAN
Saffet Kuramaz
Saffet Kuramaz
Kurban Bayramı Geliyor Işıkları Kapat
Mustafa Yolcu
Mustafa Yolcu
BU TARİH UNUTULUR MU?
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
FACEBOOK'TA SUNHABER
TWITTER'DA SUNHABER
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 03:56   İkindi 16:56
Güneş 05:49   Akşam 20:05
Öğle 13:07   Yatsı 21:42
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri