Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
Gaziantep'e şehit ateşi düştü
Gaziantep'e şehit ateşi düştü
Bakan Albayrak'tan İdlib şehitleri açıklaması
Bakan Albayrak'tan İdlib şehitleri açıklaması
Almanya'daki saldırıdan yaralı kurtulan Türk o anları anlattı
Almanya'daki saldırıdan yaralı kurtulan Türk o anları anlattı
“Aziz şehitlerimizin kanı hiçbir zaman yerde kalmadı, kalmayacak”
“Aziz şehitlerimizin kanı hiçbir zaman yerde kalmadı, kalmayacak”
Nikah dairelerinde ‘özel' gün yoğunluğu
Nikah dairelerinde ‘özel' gün yoğunluğu

Ebru Mut

PİLAVIN YAĞLISI
15 Ocak 2020 Çarşamba

Konya’da yaşayıp da düğün pilavına gitmeyen insan sayısı herhalde çok azdır. Küçüklü - büyüklü, analı- kızlı, çelebili -enişteli, kaynatalı - kaynanalı, gelinli - görümceli herkes ömründe en az 2 kez pilava gitmiştir.

Pilav sonrasının o meşhur muhabbeti de, 2’şer 3’er tabak denizaltıya kaşık sallayan vatandaşın “Pilav da yağlı olmuş” serzenişidir. Anayasada yazmaz ama, bu bir kuraldır, ne kadar yerseniz yiyin o pilav yağlıdır.

Gelelim günlük hayatımıza… Bu mevzunun mantığı pek çok yerde karşımıza çıkar.

Misal,

Teşbihte hata olmasın,

Bizim basın mensuplarını biraraya getiren pek çok toplantı da aynı pilav mevzusundaki gibi, “yerken güzel ama sonrası yağlı” gelir. Kısmen güzelce edilen sohbet, ikram, kahvaltı, yemek (programda hangisi varsa), çay, kahve… Buraya kadar hoştur.

Fakat bundan sonrası çok değişiktir. Samimiyetle konuştuğunuz, bir şeyler paylaştığınız arkadaşlar, bildiğin hain çıkar. Benim deyimimle “Ağacı taşlayamayınca çareyi milletin kulağına leblebi tozu üflemekte bulurlar” Bu benim yerli ve milli tabirim.

Sonra anlarsınız ki, “yediğiniz pilav yağlıymış”.

Dokunur.

Çünkü o en çok tekrarlanan hatayı yaparak, herkesi kendiniz gibi zannetmişsinizdir.

Bu sadece bizim camiada yaşanmaz, sizler de arkadaş gruplarında çoğu zaman yaşarsınız. Veya iş yerinde böyle hadiselerle karşılaşırsınız. Her yerde hain vardır, ve bunların gelip sizi bulma ihtimali de yüksektir.

Bizi de buluyorlar zaman zaman, Allah eksikliklerini göstermesin!

Anamın çok kullandığı bir söz vardır, “Ötesini berisini bilmeden her yerde konuşma” der. Mümkün oldukça uygulamaya çalışırım, bence herkes bunu denesin.

Ötesini berisini bilmeden konuşmasın.

Bu gibi sık karşılaştığım durumlarda, önce kendi içime bakıyorum, yani kalbime, sonra da dışıma. Eğer ikisinde de sorun veya hata bulamadıysam, karşımdakine bakıyorum. Çünkü sizin içinizle dışınız bir ise, zaten sıkıntı sizden tarafta değildir.

Mesai arkadaşlarımdan birisi “Ebru Mut iyidir ama etrafı sıkıntılıdır” demişti, yıllar önce. Hadi canım, o kadar değil dediğimi iyi hatırlıyorum. Ama, o kadarmış gerçekten de.  Bir şeyler başarırsınız, yaparsınız, hedefleriniz ve projeleriniz vardır, bunu pek çok insan bilir. Ama destek olacağı yerde, gider köstek olmayı seçer.

Sözüm onlara…

Adımızın geçtiği konular, yaptığımız işler, sizi farklı meşgalelere sevk etmesin. Herkes kendi meşguliyetiyle uğraşsın. Bu arada aramızda kalsın, bayanlara dedikoducu diye etiket yapıştırılır, ama erkeğin dedikodusu da feci oluyor. Duyduğunuz yerde koşarak uzaklaşın.

Mesele dik durmaksa hayatta, ben yürürken arkama çok bakmam, hatta hiç bakmam. Sağa sola da bakmam. Genellikle yoluma, önüme bakarım. Dik yürürüm. Kimi zaman eğilip, kimi zaman menfaat için virgüle dönüşüp, omurgamı bozmam.

Yıllarca uğraşırsınız, mesleğinizde emek verirsiniz, kurumlara, yaptığınız işe değer katmak için çaba gösterirsiniz. Sadece çalışırsınız. İster istemez göz önüne çıkarsınız. Siz sevdiğiniz saygı duyduğunuz sürece, seveniniz sayanınız da çoğalır. Çok çok şükredersiniz. Ama birileri çıkar,

Ağacı taşlayamayınca çareyi milletin kulağına leblebi tozu üflemekte bulurlar. (O toz insanı boğar ama dikkat edin derim.)

Şunu da biliyorum ki, şu yazdıklarımı da fırsat bilecek pek çok insan var, küçüklü büyüklü, sağlı sollu. Ama ben olsam, kendimi hiç yormam, bu yazıyı alır kopyalar, şehrin en kalabalık noktasında bir yere billboard olarak asarım.

Asarım ki, şu sözlerden ibret alasınız.

Değerli okuyucularım, can sıkacak meseleleri fazla anlatmayı sevmem, bilirsiniz. Bu kadarı kafi.

Hafta sonu pilav var mı, bana bildirin lütfen.

Sevgi ve saygılarımla.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Ahmet Anıl Yılmaz
Ahmet Anıl Yılmaz
TÜKETİCİ KÖŞESİ
Elif SARITAŞ
Elif SARITAŞ
HZ.MEVLANA'NIN HAYATI VE ESERLERİ
Ebru Mut
Ebru Mut
İNTERNET HABERCİLİĞİ
Prof. Dr. Meryem Uysal
Prof. Dr. Meryem Uysal
BİR ZAMANLAR HACIOĞLU PAZARCIĞI (DOBRİÇ / BULGARİSTAN)
Saffet Kuramaz
Saffet Kuramaz
Ön Dört Şubat Sevgililer Günü
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
KADINLARIMIZ (165. Bölüm)
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
FACEBOOK'TA SUNHABER
TWITTER'DA SUNHABER
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 05:50   İkindi 16:19
Güneş 07:26   Akşam 18:42
Öğle 13:14   Yatsı 20:08
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri