Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
Gaziantep'e şehit ateşi düştü
Gaziantep'e şehit ateşi düştü
Bakan Albayrak'tan İdlib şehitleri açıklaması
Bakan Albayrak'tan İdlib şehitleri açıklaması
Almanya'daki saldırıdan yaralı kurtulan Türk o anları anlattı
Almanya'daki saldırıdan yaralı kurtulan Türk o anları anlattı
“Aziz şehitlerimizin kanı hiçbir zaman yerde kalmadı, kalmayacak”
“Aziz şehitlerimizin kanı hiçbir zaman yerde kalmadı, kalmayacak”
Nikah dairelerinde ‘özel' gün yoğunluğu
Nikah dairelerinde ‘özel' gün yoğunluğu

Mustafa Yolcu

BEZ BEBEK HATIRASI
24 Ocak 2020 Cuma

Eşi öldüğü için, üç çocuğuna bakma mücadelesi veren bir hanımın hatırasıdır.

Ankara- Kızılay’da bir iş yerinin personel yemeğini yapıyordum. Akşam olup trenle Sincan’a gidince, direk eve gitmiyor, hastası olan, doğum yapan, bana ihtiyacı olan komşularımızın evine uğrayarak, onlara yardım ediyordum.

 

Bir gün, evinde iki kız çocuğu olan komşumuzun evine uğradım. Beni görünce sevindiler. Nasılsınız diye sorduğumda, küçük çocuklarının sokakta, bir çocuğun elinde naylon bebek gördüğünü, kendisinin’ de o bebekten istediğini. Bebeği alamadıkları için, ağlayarak uyuduğunu. Çocuğun şimdi de ateşlendiğini söylediler.

 

Önceden evlerde bez ve kumaş parçası torbası olurdu. Bez torbanız var mı? Diye sordum, var dediler. Bez torbasını getirdiler. Bebek yapabileceğim büyüklükte iki parçayı aldım. Bezin üzerine bebek resmi çizip, iki bezi birlikte kesip dikip, içini bez parçaları ile doldurdum. Bebeğe renkli ipler ile kaş, göz, ağız yaptım.

 

Bu arada büyük çocuk, “teyze benim bebeğim nerde? “diye sordu. Bu yaptığım bebekle oynarsın dediğimde “ama kardeşim bebeğini bana vermez ki.” Dedi. Bende “kızım senin bebeğini yarın akşam yapacağım.” dedim. Böyle deyince sustu, sesini çıkarmadı. Uyuyan çocuk uyandı ve bebeğini gördü. Çok sevindi. Hemen bebeğini bacaklarının üzerine koyup, üzerine bezleri koyarak yorgan yaptı. Bebeğini sallayarak uyutuyordu.

 

Ertesi günü akşamı iş dönüşü, komşulara yine gittim ve büyük çocuğun bebeğini de yaptım.

Evde ikisi birlikte, bebekleri ile oynuyordu. İki sene sonra biz o evden ayrılarak, başka mahalleye taşındık.

 

Çocukların babası öğretmendi. Onların ’da memleketleri Söke’ye tayini çıktı. Bu eski komşumuzla, bir süre irtibatımız kesildi. Çocukların ikisinin de evlendiklerini duydum.

 

Bodruma, bir tanıdığımın davetlisi olarak gitmiştim. Bodrumdan dönerken, Söke’ye uğradım. Komşumuz beni, Söke’nin terminalinde karşıladı. Evlerine gittik. Evlendirdikleri iki kızı’ da geldi. Çocuklar sohbet sırasında, onlara yaptığım bez bebeği anlatarak- “teyze bizim çocukluğumuz, sizin yaptığınız bez bebekle geçti. O bebekleri çok seviyorduk. Taşınma sırasında, bebekleri kaybettik.” dedi.

 

Bir bebekle bile çocukluk geçiyordu, bir bebekle bile mutlu oluyorlardı. Şükrediyorlardı. Şimdi çocukların, odalar dolusu oyuncakları var, doyum yok. Şükür yok. Mutlu olmuyorlar. Aradaki farklılık bu.

 

Şimdiki çocukların şanssızlıkları ise, sokakta oynayacak arkadaşları yok. Cumartesi, pazarları yok. Okul, sonra’ da kurs arasında at gibi koşuyorlar. Elleri toprağa değmiyor. Arkadaşı ile oturup sohbet etmiyor. Evde boş vakitlerinde, telefon veya tabletle oyun oynuyorlar.

 

Yeğenim Ankara’da, büyük bir kolejde çalışıyordu. İlk okul çağındaki çocukların cebinden, tomarla dolar çıkıyor diyordu. Bu çocukların en büyük eksiğinin ise, anne ve babalarının çocukları ile yeterince ilgilenmiyor olması idi. Sanki verdikleri dolarlar onları mutlu etmiyordu.

 

Keşke çocuklarımız, torunlarımız doya doya çocukluklarını yaşasa. Yarış atı gibi koşturulmasalar. Arkadaşları olsa ‘da sokakta oyun oynasalar. Elleri toprağa değse. Toprakla ağaçla yan yana gelseler. Kuşlarla konuşsalar. O zaman daha mutlu olurlar.

 

Mustafa Yolcu- 18.1.2020

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Ahmet Anıl Yılmaz
Ahmet Anıl Yılmaz
TÜKETİCİ KÖŞESİ
Elif SARITAŞ
Elif SARITAŞ
HZ.MEVLANA'NIN HAYATI VE ESERLERİ
Ebru Mut
Ebru Mut
İNTERNET HABERCİLİĞİ
Prof. Dr. Meryem Uysal
Prof. Dr. Meryem Uysal
BİR ZAMANLAR HACIOĞLU PAZARCIĞI (DOBRİÇ / BULGARİSTAN)
Saffet Kuramaz
Saffet Kuramaz
Ön Dört Şubat Sevgililer Günü
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
KADINLARIMIZ (165. Bölüm)
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
FACEBOOK'TA SUNHABER
TWITTER'DA SUNHABER
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 05:50   İkindi 16:19
Güneş 07:26   Akşam 18:42
Öğle 13:14   Yatsı 20:08
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri