Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan’da
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan’da
Başbakan Yıldırım’dan Mescid-i Aksa açıklaması
Başbakan Yıldırım’dan Mescid-i Aksa açıklaması
Karabağ’a Aksaray’dan anlamlı mesaj
Karabağ’a Aksaray’dan anlamlı mesaj
MÜSİAD'da “Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği” konuşuldu
MÜSİAD'da “Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği” konuşuldu
Adalet Bakanı Gül, çiçekle karşılandı
Adalet Bakanı Gül, çiçekle karşılandı
HABERLER>YAŞAM
9 Nisan 2011 Cumartesi - 10:06

Hacivat ve Karagözü kelleleri yaşatmış

Rivayete göre Hacivat ve Karagöz, Orhan Gazi devrinde yaşamış cami yapımında çalışan iki işçidir. En yaygın söylentiye göre Karagöz - Hacivat oyununun hikayesi ise şöyledir:

Hacivat ve Karagözü kelleleri yaşatmış

Karagöz ve Hacivat taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu tasvirlerle bir perdede oynatılan gölge oyunudur. 

Karagöz oynatıcısına hayali, hayalbaz denir. Yardımcıları çırak, yardak, dayrezen, sandıkka’dır. Oyunda konuşmaların değişmesi baş hareketleriyle yapılır.

Rivayete göre Hacivat ve Karagöz, Orhan Gazi devrinde yaşamış cami yapımında çalışan iki işçidir. Kendileri çalışmadıkları gibi diğer işçilerin de çalışmasını engellemektedirler. Orhan Gazi’nin, “cami vaktinde bitmezse kelleni alırım” dediği cami mimarı, caminin vaktinde bitmemesine Karagöz ve Hacivat’ı şikayet eder.

Bunun üzerine bu ikili başları kesilerek idam edilir. Karagöz ve Hacivat’ı çok seven ve ölümlerine çok üzülen Şeyh Küşteri, ölümlerinin ardından kuklalarını yaparak perde arkasından oynatmaya başlar. Bu sayede Hacivat ve Karagöz tanınır.

                             kullan

Hacivat ve Karagöz oyunundaki başlıca karakterler şunlardır: 

KARAGÖZ:

Okumamış bir halk adamıdır. Halk dili ile konuşur, öğrenim görmüş kişilerin (Hacivat, Çelebi, Tiryaki vb.) yabancı sözcük ve dil kuralları ile yüklü sözlerini anlamaz, anlayabildiklerini de anlamaz görünür, bu yabancı sözcükleri Türkçe sözcüklere benzeterek onlara ters anlamlar verir.

Böylece toplum içindeki iki ayrı zümrenin dillerinin çarpışmasından türlü gülünçlükler doğar. Her şeye burnunu sokmak, her gürültüye koşmak, her lafa ve her olaya karışmak merakında olan Karagöz, sokağa inmediği zaman da hiç değilse penceresinden kafasını uzatarak ya da evinin içinden seslenerek işe karışır.

Özü sözü bir, düşündüğünü söylemekten çekinmeyen, patavatsız bir kişi olduğu için ikide bir zor durumlara düşer. Gücü yeten herkes onu aşağılar, bütün çapraşık hallerde kabak onun başına patlarsa da paçayı kurtarır. Zor durumlar karşısında bile neşesini kaybetmez.

Çoğu zaman işsiz kalır ve Hacivat'ın bulduğu (aşçılık, cambazlık, kayıkçılık...) işlere girer.

HACİVAT:

Karagöz’ün tam tersi bir tiptir. Öğrenim görmüştür.

Medrese diliyle konuşmaktadır, her çeşit bilim (matematik, ahlak, dilbilgisi v.b) ve sanattan özellikle edebiyat ve musikiden az buçuk anlar, görgü kurallarına uygun davranır, her zaman kişisel çıkarlarını göz önünde bulundurur.

Bunun sonucu olarak da kurulu düzeni olduğu gibi eleştirme ve direnme yollarına sapmaz, nabza göre şerbet verir. Kimi oyunlarda mahallenin muhtarıdır, perdeye gelen bütün kişileri tanır, onların işlerine aracılık eder, hatta kimi zaman çöpçatanlık yapar.

Biraz afyon tiryakisidir, her işte alın teri ile çalışıp kazanmaktan çok, aracılık yolunu yeğ tutar, sözgelimi isteyenlere kiralık ev ya da dükkân bulup simsarlık eder. işsiz Karagöz'e iş bulup kendisi hiç çalışmadan kâra ortak olur. Emlak sahibi Çelebi'nin güvenini sağlayıp onun işlerine bakar.

ÇELEBİ:

Kimi oyunlarda malı mülkü olan zengin bir adam ya da mirasyedi, kimi oyunlarda kadınların sırtından geçinen bir jigolo ve genellikle keyif düşkünü bir zamparadır.

Çoklukla adı "Hoppa Bey", "Razakı-zâde", "Kınap-zâde" vb. olarak geçer. Onun bu "zâde"liği, Karagöz'ün soylulukla alay etmesine yol açar. Elinde dönemlere göre, lale, çiçek demeti, hatta Meşrutiyet Dönemi'ne geldiğimizde eldiven, baston, şemsiye bulunur.

Zennelerle birlikte kıyafeti en çok değişen kişidir. Toplumsal değişmeyi, Çelebi kıyafetleri üzerinden görmek mümkündür. Sarıklı, kaftanlı Çelebi'lerden; fesli, redingotlu Çelebi'lere bakarken bu değişimi izlenebilir.

                            kullan

ZENNE:

Karagöz oyunundaki bütün kadınlara genel olarak "zenne" denir.

(Karagözcüler arasında, meslek argosu olarak "gaco" sözcüğü de kullanılır). Bunların çoğu hafif meşrep, fettan, kimisi dost-tutan, eve adam alan yosma, hatta kimisi cinsel sapık olarak gösterilmiştir.

Aile kadın ve kızları (Karagöz'ün karısı, Hacivat'ın kızı v.b.) dahi, zaman zaman hafif meşrep, olumsuz kişiler olarak alınmıştır. Evliya Çelebi'nin saydığı oyunlar arasında Civan Nigâr'dan söz edilmesine bakarak zenne tipinin çok eskiden beri perdeye çıkarıldığını söylemek yanlış olmayacaktır.

TİRYAKİ:

Afyon yutup pineklemekle ömür geçiren, konuşmaların en can alıcı noktasında başı önüne düşüp uyuklamaya başlayan "Tiryaki"nin adı, çoklukla "Nokta Çelebi"dir.

Eldeki kaynaklar, bu tipin çok eskiden beri hayal perdesinin başlıca kişilerinden olduğunu göstermektedir.

BEBERUHİ:

Hemen bütün oyunlarda "Altı-kolaç" lakabıyla anılan Beberûhi; cüce, ağzı kalabalık, yaygaracı, boyu ile uygun düşmeyecek yolda tafra satıcı bir çeşit mahalle aptalıdır.

TUZSUZ DELİBEKİR:

Bir elinde kama, bir elinde şarap kabı ile perdeye gelen, nâra atan, anasını, babasını ve dokuz yüz doksan dokuz kişiyi öldürmüş olmakla övünen, öldürme işinde elinin hafif olduğunu belirten Tuzsuz, perdedeki kişileri zorbalığıyla ürkütür.

Dolantı karmaşık bir hal aldığı sırada ortaya çıkıp meseleyi çözerek oyunu sona erdirir. Karagöz üzerine yapılan incelemelerde, 16. yüzyıl sonlarında yeniçerilerin İstanbul sokaklarında zorbalığa başladığı sıralarda Tuzsuz'un oyuna katıldığından söz edilmektedir.

Evliya Çelebi, kendi çağdaşı olan ve sarhoşluğuyla ün salan "Bekri Mustafa"nın da hayal perdesi kişilerinden olduğunu söylemiştir. Yeniçerilik kaldırıldıktan sonra kimi oyunlarda Tuzsuz'un yerini, yine gerçek ve günlük bir tip olan "Zeybek (Efe)" almıştır.

II. Abdülhamit devrinde perdeye giren "Külhanbeyi^'tipi de oyunda hep aynı görevi yapar, aynı geleneği sürdürür.

Bizans devrinde olduğu gibi, Osmanlılarda da kültürel bir mozaiği andıran İstanbul'un toplumsal yapısı hayal perdesine taşınmış; azınlıkların taşralıların ya da yabancı uyruklu kişilerin istanbul ağzına uymayan konuşmaları söz oyunlarına ve şakalara dönüşerek hayal perdesinin temel malzemesi olmuştur.

Hayalîlerin "taklit" adını verdikleri ve bu zengin malzemeden beslenen kişilerin bazıları Bolulu Aşçı, Kayserili Pastırmacı, Laz Kayıkçı, Rumelili Pehlivan, Acem Tüccar, Arap Kahve Dövücüsü, Ermeni Külhancı, Rum Terzi, Frenk Meyhaneci gibi tiplemelerdir.

 
Konya'da lise öğrencileri ÖSYM'yi proretsto etti
 
Konyaspor'un Manisaspor ile 8. randevusu
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Kartal Kapalı Cezaevi'nde yangın
İstanbul Kartal Kapalı H Tipi Cezaevi'nde yangın çıktı.
Malatya'da yılın ayıbı
İkisi kız dört İngiliz sabah saatlerinde Malatya'da şarkı söyleyip para ...
İşte gerçek aşk evliliği
Çorum’da 22 yaşındaki Ömer Kaymaz, tanışıp arkadaş olduğu tekerlekli sandalye ...
 
En yüksek evlenme yaşı Tunceli'de
Türkiye'de en yüksek evlenme yaşı, Tunceli'de görülüyor. Ülke genelinde ...
Baraj inşaatında tünele düşen işçi öldü
Kahramanmaraş'ın Ekinözü ilçesinde Kandil Barajı inşaatında çalışan bir ...
Kış geri geliyor
Türkiye, yine soğuk ve yağışlı havanın etkisine girecek. Hafta sonundan ...
 
Evlada son dokunuş
Kayseri’de 8. kattan atlayarak intihar eden lise 2. sınıf öğrencisi kızının ...
Alışveriş yapan uzun yaşıyor
Tayvan'da yapılan bir araştırmaya göre alışveriş yapan insanların, yapmayanlara ...
85 yaşındaki nineye tecavüz etti!
Ödemiş'in Kuvvetli Mahallesinde bir evde, yaşlı bir kadının dövülüp tecavüz ...
 
YAZARLAR
Ebru Mut
Ebru Mut
Gazetecilik Saygı İster
Saffet Kuramaz
Saffet Kuramaz
Kommagene
Cansu Atıcı
Cansu Atıcı
Olmazsa Olmazlarımız
Süleyman Göksu
Süleyman Göksu
KUR’ÂN-I KERİM’İ TECVİD İLE OKUMALIDIR
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
ÇEVRE TEMİZLİĞİ VE TEMİZLİK KURALLARI
Mustafa Ertaş
Mustafa Ertaş
SARIVELİLER İLÇEMİZE YÜKSEKOKUL VEYA FAKÜLTE AÇILMASI VE ÖĞRENCİ YURDU
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA SUNHABER
TWITTER'DA SUNHABER
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 03:42   İkindi 16:59
Güneş 05:40   Akşam 20:14
Öğle 13:07   Yatsı 21:56
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Spor Güncel Dünya Eğitim Sağlık Kültür & Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri